Ekonomist Narayana Kocherlakota’nın ünlü tezi “money is memory” — para hafızadır — . Kim neyi ürettiğini, kime borçlu olduğunu, hangi katkının karşılığının ödendiğini tutan bir kayıt sistemidir para. Ama bugün kullandığımız para biçimleri, gezegende yaşayan yaklaşık 8 milyon türün neredeyse hiçbirinin hafızasını tutmuyor. Bir arı kolonisinin bir tarım havzasına kattığı değer, bir dağ ekosisteminin turizm gelirlerine yaptığı katkı, bir ormanın tuttuğu karbon — bunların hiçbiri hiçbir bilançoya, hiçbir fiyatlama modeline yansımıyor.
Türkiye Bilişim Vakfı’nın Başlangıç Noktası platformu için hazırlanan “Türler Arası Para 2026” raporu, tam da bu boşluğu dolduracak radikal ama giderek daha somut hale gelen bir fikri masaya yatırıyor: ya doğa ve insan dışı türler, dijital kimlikler ve cüzdanlar aracılığıyla ekonomik sistemin gerçek aktörleri hâline gelseydi?
